+90 538 360 28 01 iletisim@medyumgizem.com

Ebu Huzeyfe, (El-Mubtede’)de der ki: Bize Osman,ona da Bekir bin El-Ahnes’in anlattığına göre, Abdur-rahman bin Sabit El-Kureyşi Abdullah bin Amr bin El-As’dan (R.A.) söyle nakl etmiştir:
Allahü Teâlâ Cinleri, Âdem’den iki bin sene evvel yaratmıştır.
Cuveybir, Ed – Dahhak’dan nakl ettiğine göre Ib-ni Abbas (R.A.) şöyle buyurmuştur:
Cinler yeryüzünün, Melekler de gökyüzünün sakinleri idi. Her semânın bir Melâikesi vardı.
Ehl-i Semânın her birerlerinin kendilerine has namaz, teşbih ve duaları vardır. Her ehl-i semâ, altındaki diğer ehl-i semâya nisbeten daha çok ibâdet ederler..
Dua, namaz ve teşbih hususunda onlardan daha fazladır.
Böylece Melekler göklerin, Cinler de yerlerin mi’marları olmuşlardır. Bâzılarına göre onlar yeri tam iki bin sene imar etmişlerdir. Diğer bir kısım âlimlere göre ise kırk yıl imar etmişlerdir..

Ishak diyor ki: Ebu Ravk İkrime’den, o da Ibni Abbas (R.A.)’dan rivayet etmiştir:
Cenab-ı Hak Cinlerin babası Sumiy’yi yaratınca ona, îste bakalım, dedi.
O Ben isterim: Biz görelim, lâkin görünmeyelim. (Ölünce) toprak altında kayıp olalım, yaslı olanımız gençleşsin güye dilekte bulundu.
Bu istek kendisine verildi. Hakikaten onlar görürler, görünmezler, öldüklerinde toprak içinde kayıp olurlar, yaşlıları erz’el-i ömürdeki bir sabne gelinceye kadar Ölmez..
Sonra Ademi yarattı ve ona dile benden buyurdu. O da Cebeli (dağı veyahut Cenneti) diledi. Dağ (Cennet) kendisine verildi.
İshak diyor ki, bana Cüveybir ile Osman anlattılar:
Allah Cinleri yarattı ve onlara yeri imar etme işini verdi. Allah’a uzun zaman ibadet ettiler. Sonra Allah’a asi gelerek kanlar akıttılar (cinayet işlediler).
Aralarında Yusuf adında bir melek bulunuyordu, onu öldürdüler. Bunun üzerine Allah onlara dünya semamda bulunan meleklerden bir ordu gönderdi.
Bu ordunun adı Cin idi. Aralarında iblis de vardı. O, dört bin kişiye kumanda veriyordu. Yeryüzüne indiler, yeryüzünü onlardan kurtardılar ve onları denizlerdeki adalara sürdüler. İblis, beraberindeki askerle birlikte, yeryüzünden hoşlandıkları için oradan ayrılmadılar.
Muhammed b. İshak Habib bin Ebi Sabit’den nakl ediyor:
İblis ve askerleri yeryüzünde, Adem (Aleyhisse-lâm) yaratılmazdan önce tam kırk yıl ikamet etmişlerdir.

İdris El-Evdî Mucahid’den nakl ediyor:
İblis gök ve yerdekilerin başı idi. Yüksekte Allah indinde, Yeryüzüne bir Halifenin gönderileceği yazılı idi. İblis bunu gördü ve okudu.
Cenab-ı Hak Meleklere Adem aleyhis-selâmdan bahs edince, İblis Meleklere Allah tarafından ona secde ile emr edileceklerini bildirdi.
Ve içinden Ben ona secde etmiyeceğim dedi ve bunu gizledi. Meleklere Allah yeryüzünde kan döken ve yeryüzünü ifsad eden birini halife göndereceğini ve ona secde emredeceğini anlattı.
Allah Yeryüzünde ben bir Halife kılıcıyım deyince, Melekler önceden iblisden aldıkları talimatı ileri sürerek: Yeryüzünü ifsad edecek, kan akıtacak birini mi Halife yapacaksın? dediler.
Mükatil ve Cuveybir Ed Dahhak tariki ile İbni Ab-bas (R.A.)’dan nakl ediyorlar:
Allah Ademi yaratmak istediği zaman, Meleklere: Ben, yeryüzünde bir Halife kılıcıyım dedi. Bunun üzerine melekler dediler ki: Yeryüzünü ifsad edecek birini mi yaratacaksın? Bunu dediler: Çünkü onlar orada kalmayı ve ibâdet etmeği sevmişlerdi.))
İbni Abbas (R.A.) diyor ki: Melekler gaybı bilmiş değildirler. Onlar sadece Adem oğullarını Cinler gibi kabul ettiler. Önceden Cinlerin yeryüzünü ifsad edip kanlar döktüklerini biliyorlardı.
Bundan Adem oğullan da aynı şeyi yapacaklarını anladılar. Çünkü Cinler, Yusuf ismindeki peygamberlerini öldürmüşlerdi.
Cuveybir El – Dahhak’dan, İbni Abbas’m (R.A.) şöyle dediğini nakl ediyor:
Allah onlara Peygamber göndermiş, kendisine itaati terk edip birbirlerini öldürünce Melekler: Yeryüzünü ifsad edecek, birbirlerinin kanına girecek insanları mı göndereceksin? dediler.
Allaha onlara: siz bilemezsiniz, ben bilirim diye cevab verince Melekler korkmağa başladılar. Arşa sığınıp orada Allah’a istiğfarda bulundular, devamlı tavaf edip Allah’a yalvardılar. Allah onlara: Ben, sizin bilmediğinizi bilirim.
Yeryüzünün halifesi de Adem’dir, bunu da iyi bilirim. Yeryüzüne yerleşecek olan ve orasını imar edecek olan Adem ve onun oğullarıdır. Siz ise gökyüzünün imarcılansınız, buyurdu.
İbni Cureyc’in bize verdiği haber: Allah, yeryüzünde bir halife kılıcıyım, deyince Melekler aralarında konuştular. Bunun üzerine Allah onlara Sizin bilmediğinizi ben bilirim, gizli tuttuklarınızı da bilirim! buyurdu.
Onların gizledikleri şeye gelince: Cenab-ı Hak onlara, Yeryüzünde bir Halife kılıcıyım dediğinde onlar kendi kendilerine, Varsın yaratsın, yaratacağı şey hoş bizden şerefli ve üstün olmayacak ya! dediler.
Nihayet Allah Ademi yaratıp, meleklere, ona secde etmelerini emr edince bu defa aralarında Her ne kadar o, bizden Allah katında daha şerefli ise de, biz ondan daha çok biliriz, bilgi bakımından o, bizden geridir dediler.
Sonra Ademe, Allah bir çok isimleri öğretip, Adem onlara, bu isimlerden haber verince, bu defa Adem onlardan daha bilgili olduğunu da anladılar..
Zemahşerî (Rebi’ül – Ebrar) adlı kitabında der ki: Ebu Hüreyre merfu olarak şöyle bir hadîs rivayet etmiştir:
Allah, mahlûkatı dört sınıf olarak yaratmış-tır: Melekler, Şeytanlar, Cinler ve İnsanlar.. Sonra bunları on kısma ayırmıştır: Bunlardan, onda dokuzunu Melekler, diğer birini de, Şeytanlar, Cinler ve İnsanlar kılmıştır.
Sonra bu üçü de ona bölmüş, dokuzunu Şeytanlar, birini Cin ve İnsanlar kılmıştır. Sonra Cinleri ve İnsanları da ona ayırmıştır. Ondan dokuzunu Cinler, birini de insanlar kılmıştır, ondan…
Bundan şu netice elde edilir: Bütün mahlûkata oranla, insan binde bir, Cin binde dokuz, şeytanlar binde doksan, Melekler bin-de dokuzyüzdür. Allah en iyi bilendir.